GÜNDEMSİYASET

“4 Mayıs’tan sonra iç içe biz bize”

Başbakan Ersin Tatar, şu an hastanede 7 pozitif vakanın kaldığını belirtti. Başkanlık sistemi hakkında da konuşan Tatar, şu an yüzeysel olarak başkanlık sistemine karşı çıkanın olmadığını dile getirdi.

“Halkımızın benimseyebileceği bir anlayışla bir sistem değişikliğine gidilebilir” diyen Tatar, Koronavirüs salgınıyla ilgili son durumu da aktardı.

Gönyeli’de bir yurt kiralandığını ifade eden Tatar, söz konusu yerin de Koronavirüs hastaların tedavisi için kiralandığını aktardı.

“HASTANEDE 7 POZİTİF KİŞİ KALDI”

9 Mart’tan bugüne kadar büyük bir mücadele içerisinde olduğumuzu söyleyen Başbakan Tatar, test sonuçlarının iyi bir gidişte olduğunu kaydetti.

Pozitif olanların hemen hemen hepsinin negatife döndüğünü ifade eden Tatar, hastanede pozitif 7 kişinin kaldığını söyledi.

Yeni vakanın bulunmadığını dile getiren Tatar, “Bilimsel anlamda demek ki biz bu işi iyi yönettik. Rehavete kapılmayalım diyoruz. Evlerimizde kalalım. Tedbirlerimiz devam ediyor çünkü bilim kurullarından gelen bilgi bu yöndedir. Sorumluluğumuz çok büyüktür” dedi.

Ne zaman hangi sektörlerin açılacağı konusunun değerlendirildiğini ifade eden Tatar, bunun değerlendirilmesinin yapıldığını kaydetti.

Bazı iş yerlerinin açılmasının hangi şartlara bağlı olacağının konuşulacağını belirten Tatar, “Bildiğiniz gibi elzem hizmetleri hiçbir zaman kapatmadık. Hayatın devam edeceğine bağlı olarak.

“BİLİM KURULUNUN TAVSİYELERİYLE HAREKET EDİLECEK”

Geleceğe yönelik planlar yaparken temkinli olmalıdır. Bakanlar kurulunda enine boyuna tartışıyoruz. Esas hayat kapıların açılmasıyla olacaktır. Her ülkeye gelen PCR test yapıp mı girecektir? Bunları hep beraber değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Bilim kurullarından gelecek tavsiyeler doğrultusunda hareket edileceğini vurgulayan Tatar, şu şekilde devam etti: “Fazla kalabalık ortam yaratmayan işletmeler, küçük atölyeler, garajlar gibi iş yerleriyle açılmayı düşünüyoruz.

İnşaat sektöründe doğru koşullar oluşursa, çünkü inşaat uzaktaysa orada yatıp kalkıyorsa o işçiler izole ediliyorsa. Ama kalabalık yer dediğimizde mutlaka okullarımız daha sonraya kalacaktır.”

Son sınıfların sınavlara girecekse bir çalışmanın yapıldığını ifade eden Tatar, “Kolej sınavları Eylül ayına da ertelenebilir. Kesinlikle bir hata yapılmaması gerekir. Bu hassasiyet burada vardır. Eğlence yerlerinin açılması da doğru olmaz.

“GECE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI BİR SÜRE DAHA DEVAM EDECEK”

Düşüncemiz gece sokağa çıkma yasağını bir süre daha devam ettirmektir. Onu kaldırırsanız eğlence yerlerinde kahvelerde restoranlarda bulaşma yeri daha yüksek olabilir. Gece sokağa çıkma yasağı devam edecek, kalabalık yerler açılmayacak” dedi.

Sınır kapılarının ne zaman açılacağıyla ilgili Kıbrıs’ın güneyinin 3 aylık bir süre öngördüğü sorusu üzerine konuşan Tatar, “Biz öyle bir 3 ay diye bir süre belirlemedik. Gidişata göre. Bir süreç izlenecektir. Umuyorum ki önümüzdeki birkaç ay içerisinde olaylar bir yere gelir normal hayata döneriz.

Bunları bilim kurulundan bilgileri aldıktan sonra değerlendirmek durumdayız. 4 Mayıs’tan sonra iç içe biz bize ülkeye yön verebilmektir. Üretebileceğimiz tüketebileceğimiz çok sayıda ürünümüz vardır. Yeni algı, yeni alışkanlık mümkündür.

Ne kadar süre olacak tahmin etmemiz mümkün değildir. Kapılar ve uçaklar için. Benim için dışa açılmadır önemli olan o tarih. O tarihi de vermem mümkün değildir” şeklinde konuştu.

Bugün yaptığı değerlendirmelerde devlet hastanesinde ayaklı tanı yerinin üst kısmında 50’ye yakın yatak bulunduğunu söyleyen Tatar, sözlerine şöyle devam etti: “Gönyeli’de kiralanan bir yurt da vardır. Makul bir fiyata kiralanmıştır.

“ÇOK BÜYÜK BİR FELAKET BEKLEMİYORUZ”

Böyle maksatlar için kullanılabilecektir. Epeyi yatak kapasitesi oluşturulmuştur. Hastanede toplam tedavi gören pozitif vaka sayısı 7’dir. Çok büyük bir felaket beklemiyoruz. 60’ı bulmuştuk tedavi altında olan pozitif vaka sayısı.

Bir sıkıntı yaşadık ve Kolan Hastanesi’ne gitme gündeme gelmişti. Taburcu sayısının artmasıyla ve hastanenin rahatlamasıyla ilgili arkadaşlar çalışmalarını devam ettirdiler. Hastane normal fonksiyonlarına geri dönmüştür.

Kolan Hastanesi ile ilgili bazı rakamlar dolaşmıştı etrafta. Öyle bir şey olmamıştı. Gerek kalmadığı için Nalbantoğlu’na geri dönülmüştür. Bu süreç yönetim adına iyi yönetilmiş oluyor diye düşünüyorum.”

Tatar şu şekilde devam etti: “Bizim başarımız, bizim başarımızdır. Övünmek istemiyoruz ama belli ki zamanında aldığımız kararlar ve halkın da uyması bir başarıyı ortaya çıkarmıştır. Halk bunun kararını versin. Hakkımızın da teslim edilmesi lazımdır. Halkıma teşekkür ederim.

“BU BAŞARIYI KİMSE HAFİFE ALMASIN”

İstediğiniz kadar bazı kurarlar alın, halk temasa devam etseydi o zaman hepimiz kaybederdik. Halkımıza çok büyük teşekkürlerimi defalarca sunuyorum. Kimse hafife almasın bu başarıyı.”

Tahsilatların söyledikleri çerçevede olduğunu ifade eden Tatar şu şekilde devam etti: “Çoğu kapalı işletmeler beyannamelerini bile vermekte sıkıntı çekiyorlar. Nisan soyu itibarıyla tedbirler almıştık. Mayıs sonu itibarıyla da mutlaka bir borçlanmaya gidilebilir yeterli olmazsa.

Türkiye ile yaptığımız temaslar var. Önümüzdeki süreçte süreci nasıl yürüteceğimize dair konuşacağız. Bir kere bu salgını def etmek için yapacağımız çalışma da borçlanmanın miktarını etkileyecektir. Ben inandım ki bu işi iyi yöneteceğiz.

Bunu yaptıktan sonra önümüzü görüyoruz. Çarkların dönmesiyle ekonomi hızlanacak. Türkiye ile Güney’deki gelişmelere bağlı olarak kapıların açılmasıyla yeni koşullar şekillenecektir.

“BİZİM TAHRİBATIMIZ BAMBAŞKA”

Önümüzdeki 8-9 ay için böyle bir tablo ortaya koyuluyor. Uygun koşullarda orta vadeli borçlanmalarla bu yapıyı sürdürmek için çabalayacağız. Bütün her şeyi değerlendireceğiz.”

Çeşitli değerlendirmelerinin olduğunu kaydeden Tatar şunları söyledi: “Şu an KKTC’nin karşı karşıya kaldığı bir krizle devam ediyoruz. Burası turizme, yükseköğrenime bağlı. Hepsi bıçak gibi durdu. Bizde yaşanan kriz büyük ülkelerde çok büyük vakalarla boğuşan ülkelerde bu kadar kriz yoktur.

Bizim tahribatımız bambaşka. Bugüne kadar büyük kazançlar elde etmişler de büyük darbeler aldı. İş adamlarının güvenini de kazanmamız lazım. İleride daha adaletli vergi sistemi için gözden geçirilmesi lazım. Ancak şu an bu insanların üzerine büyük vergileri salmak çok doğru değildir.

Yanlarında çalışan insanlara sahip çıkmalarıdır önemli olan. Fedakarlık yapmalarıdır. Öz yatırımlarından. Gelecekte ona hazırlıklı olalım ve korumuş olalım yapılarımızı. Tüm bu çalışmalar içerisinde iş dünyasına güveni de vermemiz lazım.”

GAÜ’den satın alınan projenin bitirilmesi için son durumu takip ettiklerini söyleyen Tatar, “160 yataklı çok güzel bir hastane 2 aya hazır hale gelebilir. Proje de hazırdır. Süratli bir şekilde tamamlanabilir. Geleceğimiz için KKTC yükseköğrenim ve konuk sektöründeki dış satım başarımız, onların katkıları da devam edecektir.

“ARALIK AYINDAN BERİ ÇALIŞMA YAPILIYOR”

Sağlam bir sağlık hizmetiyle bu salgınları da başarıyla yönetmiş bir ülkede KKTC bu ekonomisinde bu sağlık hizmetlerinin verilmesi. Teşvik sistemi vergi sistemi gözden geçirilebilir. Önemli olan iş dünyasına sahip çıkmak. İş dünyasına da teşekkür ediyorum. Yanlarında çalışan binlerce insanı kapının önüne koymadığı teşekkür ederim.”

Pandemi hastanesi konusunda da konuşan Tatar, “Aralık ayından beridir çalışma yapılıyor. 60 doktor 70 hemşire bir hazırlık yapıyor. Ama şu an içinde bulunduğumuz koşullarda Nalbantoğlu’nda 50’den fazla yatak ve kiralanan yurtta yoğunlaşma durumunda 150 yatak emrimizde olduğunu söylüyorlar.

Akçiçek Hastanesi de boşa çıkacaktır. 60 yatak da bu maksat için kullanılabilir. Bütçe imkanlarımız el verince daha donanımlı bir pandemi hastanesi kazandırılabilir. Ama şu an bu sıkışıklığın içerisinde ben öyle bir aciliyet görmüyorum açıkçası” dedi.

Ülkemizde çok ucuza maskeleri imalat edebilin firmaların olduğunu kaydeden Tatar, “Devlet de bunun ihalesine çıkıyor. Bu maskeler çeşitli yerlerde dağıtılacak. Bunlar piyasaya sürülecek. Rahatlama olunca fiyatlar da düşecek.

“GELİRLERE BAKIP ONA GÖRE HARCAYAĞIZ”

İmalat edecek firmaların olduğunu da biliyorum. Fiyatta da bir öngörü olabilecek. Biz bu kararı alırken herkeste maske var. Maskesiz insan zor görürsünüz. 4 Mayıs’tan sonra bir hazırlık için piyasayı rahatlatmak için bir çalışma başlattık” dedi.

Bütçenin, elindeki ve elde edeceğiniz gelirleri harcama disiplini anlamına geldiğini kaydeden Tatar, şu şekilde devam etti: “Gelirlerimize bakmak lazım. Ona göre harcamak lazım.

O günün şartlarında bakacağız. Borçlanma kabiliyetimiz ne olacak? 2021 yılının ön görüleri ortaya konurken bütün bunlar dengelenmek suretiyle. Elzem hizmetlerin halkımıza gitmesi ve şimdi şu anda ortaya koyulan maaşlar için gözden geçirilecektir.

Bilahare bunları sendikalar siyasi partilerle görüşmemiz lazımdır. Koronavirüs sonrası geçecek olan bütçe oybirliğiyle geçer umarım. Şartlar bellidir. Hep beraber göğüslemek durumundayız. Bir borçlanma muhakkak olacaktır. O günün gelirlerine göre de harcama olacaktır. 10 bine yakın insana sosyal katkı yapılıyor.”

“HAZIRA KONMAMAK DA BİR ERDEMDİR”

Türkiye ile mali protokol konusu sorusu üzerine de konuşan Tatar şunları kaydetti: “Burada bir devlet yönetiyoruz. Kıbrıs Türk halkının bir yapısı vardır. Bu kritik süreçlerini yürütebilmek ve hazıra konmamak da bir erdemdir.

Bu süreci nasıl yönettiğimize bağlı olarak aldığımız tedbirler her türlüsüyle Kıbrıs Türkü bir sınav vermiştir. Kendi kapasitemizle ortaya koyduğumuz siyasi irade, oluşan bütün koşullarla hükümetin bu işi yürütülmesi. Biz bize düşeni yaptık. Katkılar muhakkak devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti bu devletin arkasındadır.”

Birlik ve beraberliği yakalayabilmek için bir irade ortaya koyduklarını söyleyen Tatar, yüzde 60’a yakın maaş kesintisi de yaptıklarını belirtti.

Pile’nin kendileri için özel bir yer olduğunu söyleyen Tatar, “Biz Pile’yi ihmal ettik diye bir şey yoktur. Bazı ihtiyaçların giderilmesi için çalışıyoruz. Rum tarafı ile temasın olduğu bir yer olduğu için dikkatli olmamız gereken bir yerdi.

“RUM MUHTARA BÜYÜK TEPKİ ORTAYA KOYDUK”

Bu kararları almak zorundaydık. Rum tarafındaki hadiseler artıyor bulaşma riski olabilir diye bu kararı aldık. Büyük bir tepki ortaya koyduk Rum muhtarın yaptığına” dedi.

Dün GKK komutanını bakanlar kuruluna davet ettiklerini ifade eden Tatar, “Bizim özellikle İngiltere’den buraya gelmek isteyen buraya gelip yerleşmek isteyen kişiler için bedelli işine bakılıyor. Bakması için de bir komite oluşturduk.

Menteş Gündüz de bu komitenin başkanlığını yürütmektedir. Ama tabi biz bedelli askerlikten dolayı büyük gelir elde etmek peşinde değiliz. KKTC’ye İngiltere’den gelip bedelli askerlik yapan 100 kişi civarıdır.

Gelir sağlamak için değil. Komite bakacak ve bir kolaylık için GKK ile konuşarak bir şey yapacağız. Bu ülkede yaşayan askerlik mükelliyeti olanlar, her yıl en fazla bin civarıdır. Bu sayıya da muhakkak ihtiyaç vardır. Sınırlarımızda nöbet bekleyen ve GKK’da bir takım hizmetleri vermek için sayı yeterli değildir. Bedelli yurt dışında yaşayanların gelip gitmeleri için konuşuluyor” şeklinde konuştu.

“5 BİN PCR VAR, 5 BİN PCR GELİYOR”

Şu an kaliteli hızlı testlerin yapıldığına dikkat çeken Tatar şöyle devam etti: “Hızlı kitlerde bu testlerle yapılabiliyor. Bu PCR’ı yapabilen 6 kişi vardır. Hızlı kitler kaliteli olursa hızlı kitler de testlerde kullanılabiliyor. Hepsini PCR ile yapabilseniz en doğrusu odur. Sağlık Bakanlığı en iyi şekilde yürütüyor. 5 bin PCR var şu an elimizde 5 bin de geliyor.”

Başkanlık sistemi hakkında da konuşan Tatar şunları kaydetti: “Bir kere yıllardan beridir cumhurbaşkanlığı makamındaki insanlarımız daha çok toplum liderliği yapmaktadır.

Hükümetin sorumlulukları başkadır. Cumhurbaşkanlığı paralel bir yapı oluşturma gayretinde olursa bazı tatsızlıklar oldu geçmişte. İnşallah bundan sonra daha iyi yönetilen bir süreç olur. Parti başkanlarının tümüne bu sorular soruldu.

“ŞU ANKİ YAPI ÇOK VERİMLİ DEĞİL”

Yüzeysel olarak karşı çıkan biri yok başkanlık sistemine. Bazı tartışmalar olabilir ama bu ülkede bir değişikliğin olması lazım. Şu anki yapım çok verimli bir yapı değildir. Halkın en büyük sorunu ekonomidir. Korona sonrası daha belirgin hale gelecektir. Sisteme bakılması lazım. Halkımızın benimseyebileceği bir anlayışla bir sistem değişikliğine gidilebilir.”

Sendikalarıla hep birlikte bir düzenin ortaya çıkması için çalışmaların başlatıldığını söyleyen Tatar şöyle devam etti: “Önemli olan hizmetlerin halka gitmesidir. Önümüzde yaz dönemi var. Yaz mesaisinde saatler de farklıdır. Bunları dikkate alarak dönüşümlü bir şekilde düzenleme olacak. Kalabalık oluşturmaya gerek yoktur.”

Akademisyen Senih Çavuşoğlu’nun sosyal medya paylaşımını şikayet etmesi hakkında da konuşan Tatar sözlerini şu şekilde tamamladı: “Özür dilemeden çekmem şikayetimi. O karikatür değildir. Montajdır. Televizyon camiasında her türlü hoşgörü içerisinde bulunmuş bir kişi olarak o montajdır. Beni ne yapmak istediğini siz de gördünüz. Ben değilmişim o.”

Evine gece 22.00 civarı döndüğünü söyleyen Tatar, “Ben bu saatler eve gidiyorum. 3 saat beraber oturuyoruz Sibel Hanımla. Uzun zamandır 3 saat beraber oturmadım. Televizyon kumandası onun elindedir. Kanal T’nin kumandası da ondadır” dedi.

KIBRIS POSTASI

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı